
Jinekoloji
Polikistik Over Sendromu Nedenleri ve Tedavisi
Polikistik over sendromu (PCOS), kadınların üreme çağında sıkça karşılaştığı hormonal bir bozukluktur. Bu sendrom, genellikle adet düzensizlikleri, kistlerin oluşumu, hormon dengesizlikleri ve bazen de infertilite ile ilişkilidir. İşte PCOS'un nedenleri ve tedavisi hakkında detaylı bilgi:
Nedenleri:
Genetik Faktörler: Aile geçmişinde PCOS olan kadınların PCOS riski daha yüksektir. Belirli genlerdeki mutasyonlar, PCOS gelişimine katkıda bulunabilir.
Hormonal Denge: PCOS, vücutta insülin direncine ve aşırı insülin üretimine neden olabilir. Bu, androjen hormonlarının (erkek hormonları) artmasına ve yumurtalıkların normal fonksiyonlarını bozmasına yol açabilir.
Metabolik Faktörler: Obezite ve yüksek yağlı bir diyet gibi metabolik faktörler, PCOS riskini artırabilir.
Çevresel Faktörler: Kimyasal maddeler, endokrin bozucular ve bazı ilaçlar gibi çevresel faktörler, PCOS riskini artırabilir.
Tedavisi:
Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı bir diyet benimsemek, düzenli egzersiz yapmak ve kilo vermek, PCOS semptomlarını hafifletebilir ve hormonal dengeleri iyileştirebilir.
İlaç Tedavisi: Doktorlar, adet düzenini sağlamak, insülin direncini azaltmak, hormonal dengesizlikleri düzeltmek ve infertiliteyi tedavi etmek için ilaçlar reçete edebilirler. Bu ilaçlar arasında doğum kontrol hapları, metformin ve spironolakton gibi ilaçlar bulunur.
Fertilite Tedavisi: PCOS nedeniyle infertilite yaşayan kadınlar için, ovülasyon indüksiyonu, intrauterin inseminasyon (IUI) ve tüp bebek gibi tedaviler kullanılabilir.
Cerrahi: PCOS tedavisinde cerrahi genellikle nadiren kullanılır. Ancak, bazı durumlarda, kistlerin alınması veya ovaryan drilling gibi cerrahi prosedürler gerekebilir.
PCOS'un yönetimi, bireysel semptomlara ve sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. En uygun tedavi planını belirlemek için bir doktora danışmak önemlidir.
Kısırlık Sebebi Endometriozis Nedir?
Endometriozis, rahim içi dokusunun (endometrium) normalde rahim içinde bulunması gereken yerlerin dışında büyümesi durumudur. Bu durum, adet döneminde bu doku parçalarının dışarıya atılamamasına ve çevredeki dokulara yapışmasına neden olabilir. İşte endometriozis hakkında daha detaylı bilgi:
Belirtiler:
Kronik pelvik ağrı (karın ve pelvis bölgesinde ağrı)
Adet dönemi öncesinde ve sırasında şiddetli ağrı
Cinsel ilişki sırasında ağrı
Adet dönemi dışında kanama
İdrar veya bağırsak hareketleri sırasında ağrı
Nedenler:
Endometriozis kesin nedeni bilinmese de bazı faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir:
Retrograd Menstrüasyon: Adet döneminde endometrial dokunun fallop tüplerinden geriye doğru rahme doğru akması.
Genetik Faktörler: Aile geçmişinde endometriozis olan kadınların bu duruma yakalanma riski daha yüksektir.
Bağışıklık Sistemi Bozuklukları: Bağışıklık sisteminin endometrial dokuyu yok etme yeteneğindeki bir bozukluk, endometriozis gelişimine katkıda bulunabilir.
Hormonal Faktörler: Hormon dengesizlikleri, endometrial dokunun dış dokulara bağlanmasını teşvik edebilir.
Tedavi:
İlaçlar: Ağrıyı azaltmak ve endometriozis dokusunu kontrol altına almak için hormon tedavisi kullanılabilir. Bu tedaviler arasında doğum kontrol hapları, progestinler ve GnRH agonistleri bulunur.
Cerrahi: Endometriozis odaklarının cerrahi olarak çıkarılması, semptomları hafifletmek ve fertiliteyi artırmak için kullanılabilir.
Laparoskopi: Endometriozis tanısı ve tedavisi için sıklıkla kullanılan minimal invaziv bir cerrahi prosedürdür. Laparoskopi sırasında endometriozis odakları çıkarılabilir veya yakılabilir.
Fertilite Tedavisi: Endometriozis nedeniyle infertilite yaşayan kadınlar için, tüp bebek ve diğer yardımcı üreme teknolojileri kullanılabilir.
Endometriozis tedavisi, semptomların şiddetine, hastanın yaşına, infertilite durumuna ve diğer faktörlere bağlı olarak değişir. En uygun tedavi seçeneklerini belirlemek için bir doktora danışmak önemlidir.
Myomektomi (Myom) Nedir?
Myomektomi, uterus (rahim) içindeki myomların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Myomlar, rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Bu tümörler, rahim içinde (intramural), rahim duvarında (subserosal) veya rahim boşluğunda (submucosal) olabilir. Myomektomi, myomların semptomlarını azaltmak, rahatsızlığı hafifletmek, doğurganlığı korumak ve nadir durumlarda myomların kanserleşme riskini azaltmak için yapılır.
Myomektomi, birkaç farklı şekilde gerçekleştirilebilir:
Açık Cerrahi Myomektomi: Karın üzerinden büyük bir kesi yaparak myomların çıkarılması işlemidir.
Laparoskopik Myomektomi: Küçük kesi veya deliklerden bir laparoskop (ince bir kamera) ve cerrahi aletler kullanılarak myomların çıkarılması işlemidir.
Rahim içi Myomektomi: Rahim boşluğundaki myomların çıkarılması için rahmin içine bir teleskopik alet yerleştirilmesiyle gerçekleştirilir.
Myomektomi, myomların büyüklüğüne, sayısına ve yerleşim yerine bağlı olarak değişen birçok risk ve fayda içerir. Özellikle büyük myomlar veya çoklu myomlar durumunda, myomektomi sonrası yeniden büyüme riski vardır. Bu nedenle, cerrahi seçeneklerin yanı sıra tıbbi tedavi ve takip de göz önünde bulundurulmalıdır. Bir doktor, hastanın durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını belirlemeye yardımcı olacaktır.
Hamilelikte Yumurtalık Kistleri
Çoğu kadının hayatında en az bir kez karşılaştığı sorunlardan biri yumurtalık kistleridir. Normal şartlarda bile kadın için çok rahatsız edici bir durum yaratan yumurtalık kistleri bazen hamilelikte de oluşabilir. Anne adaylarında ortaya çıkan kistlerin büyük bir bölümü hamileliğin 14. haftasınakadar kendiliğinden geçer. Tespit edilen kistlerden 6 cm’den küçük olanlar çoğunlukla yüzde 90 oranında kendiliğinden geçerken, daha büyük olanlar ancakyüzde 60 oranında geçer. Hamilede yumurtalık kisti tespit edildiğinde çoğu zaman hamileliğin 1. haftasına kadar kistin geçmesi için beklenir. Hamileliğin bu dönemine kadar geçmeyen kistler ise bebek ve anne adayı için oluşacak riskler daha az olduğu için 18. haftadan sonra ameliyatla alınabilir.
Yumurtalık kisti riskleri
Hamilelik esnasında ortaya çıkan kistler çoğunlukla ağrıya sebep olurlar. Ayrıca yumurtalığın ve kistin dönerek burkulması (torsiyon), kist içine kanama ve enfeksiyona yol açabilirler.
Yumurtalık kisti tedavisi
Anne adayında görülen yumurtalık kistlerinin tedavisi hamileliğin dönemi ve kistin ebatları göz önünde bulundurularak uygulanır. Hamilelik ilerlememişse ve kistküçük ebatlarda ise anne adayı takip edilir. Yumurtalık burkulması (torsiyon), rüptür (patlama), hemorajinin (kanama) söz konusu olduğu durumlarda hemen cerrahi tedavi uygulanır. Hamile saptanan kistler 7 – 8 cm’den büyük ise ve hamileliğin 15 – 18 haftalarına kadar kendiliğinden geçmemişlerse yine cerrahi girişim uygulanır. Yumurtalık kistinin ameliyat ile alınması için en uygun zamanhamileliğin 18. haftasıdır. Ancak eğer kist kötü görünümlü ise, kanser şüphesi varsa ya da boyutlarında büyüme olursa hamileliğin 18. haftasından önce ameliyatla alınır.
Hpv Virüsü, Siğil ve Hpv Aşısı
Human Papillomavirus (HPV), cilt ve mukozal yüzeylerde enfeksiyona neden olan yaygın bir virüstür. HPV'nin birçok türü vardır ve bazıları cinsel temas yoluyla bulaşır. HPV'nin birçok türü, genellikle cinsel temasla temas yoluyla bulaşır ve cinsel organ siğilleri gibi belirtilere neden olabilir. Ancak, bazı HPV tipleri rahim ağzı, vulva, vajina, penis, anüs ve bazı baş ve boyun kanserlerine neden olabilen kanserojen özelliklere sahiptir.
Belirtiler:
Cinsel organ siğilleri (genital siğiller) genellikle etli, yumuşak lezyonlar şeklinde görünür ve cinsel organların yakınında veya içinde bulunabilir.
HPV enfeksiyonu olan birçok insan belirgin semptomlar yaşamaz ve enfeksiyon kendiliğinden geçebilir. Ancak, bazı HPV türleri kanserle ilişkilendirilebilir ve düzenli tarama testleri önemlidir.
HPV Aşısı:
HPV aşısı, HPV enfeksiyonlarına ve ilişkili kanserlere karşı koruma sağlayan bir aşıdır. HPV aşısı, genellikle ergenlik çağındaki çocuklara ve gençlere verilir, çünkü aşının etkinliği cinsel temas öncesi aşılanma ile en yüksektir. Aşının yaygın olarak kullanılması, HPV enfeksiyonlarına bağlı kanserlerin önlenmesine ve toplum sağlığının iyileştirilmesine katkıda bulunabilir.
HPV aşısı genellikle iki doz olarak verilir ve genellikle 11-12 yaşları arasında başlanır. Ancak, aşı 9-45 yaşları arasındaki kişilere de tavsiye edilebilir.
HPV enfeksiyonunu önlemenin diğer yolları arasında cinsel teması sınırlama, korunma (prezervatif kullanımı), düzenli tarama testleri ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan kaçınma yer alır.
HPV enfeksiyonu hakkında daha fazla bilgi için bir sağlık uzmanına danışılması önerilir.
Hamilelikte Yumurtalık Kistleri
Çoğu kadının hayatında en az bir kez karşılaştığı sorunlardan biri yumurtalık kistleridir. Normal şartlarda bile kadın için çok rahatsız edici bir durum yaratan yumurtalık kistleri bazen hamilelikte de oluşabilir. Anne adaylarında ortaya çıkan kistlerin büyük bir bölümü hamileliğin 14. haftasınakadar kendiliğinden geçer. Tespit edilen kistlerden 6 cm’den küçük olanlar çoğunlukla yüzde 90 oranında kendiliğinden geçerken, daha büyük olanlar ancakyüzde 60 oranında geçer. Hamilede yumurtalık kisti tespit edildiğinde çoğu zaman hamileliğin 1. haftasına kadar kistin geçmesi için beklenir. Hamileliğin bu dönemine kadar geçmeyen kistler ise bebek ve anne adayı için oluşacak riskler daha az olduğu için 18. haftadan sonra ameliyatla alınabilir.
Yumurtalık kisti riskleri
Hamilelik esnasında ortaya çıkan kistler çoğunlukla ağrıya sebep olurlar. Ayrıca yumurtalığın ve kistin dönerek burkulması (torsiyon), kist içine kanama ve enfeksiyona yol açabilirler.
Yumurtalık kisti tedavisi
Anne adayında görülen yumurtalık kistlerinin tedavisi hamileliğin dönemi ve kistin ebatları göz önünde bulundurularak uygulanır. Hamilelik ilerlememişse ve kistküçük ebatlarda ise anne adayı takip edilir. Yumurtalık burkulması (torsiyon), rüptür (patlama), hemorajinin (kanama) söz konusu olduğu durumlarda hemen cerrahi tedavi uygulanır. Hamile saptanan kistler 7 – 8 cm’den büyük ise ve hamileliğin 15 – 18 haftalarına kadar kendiliğinden geçmemişlerse yine cerrahi girişim uygulanır. Yumurtalık kistinin ameliyat ile alınması için en uygun zamanhamileliğin 18. haftasıdır. Ancak eğer kist kötü görünümlü ise, kanser şüphesi varsa ya da boyutlarında büyüme olursa hamileliğin 18. haftasından önce ameliyatla alınır.
Smear (Pap Testi) Bozuklukları
Smear testi veya Pap smear, rahim ağzı kanserinin erken tespit edilmesine yardımcı olan bir tarama testidir. Ancak, smear testi sonuçları bazen anormal olabilir. İşte smear testi bozuklukları hakkında bilgi:
ASCUS (Atipik Squamous Hücreler): ASCUS sonucu, rahim ağzı hücrelerindeki hafif anormallikleri gösterir. Bu durum genellikle enfeksiyonlar veya inflamasyon gibi başka bir nedenle ilgilidir.
LSIL (Hafif Servikal İntraepitelyal Lezyon): Bu sonuç, hafif hücresel değişiklikler olduğunu ve genellikle enfeksiyonlarla ilişkilendirildiğini gösterir. Bu değişiklikler genellikle kendiliğinden iyileşir, ancak takip testleri gerekebilir.
HSIL (Yüksek Servikal İntraepitelyal Lezyon): HSIL, daha ciddi hücresel değişikliklerin olduğunu gösterir. Bu sonuç, rahim ağzı kanseri öncesi hücresel değişiklikleri gösterebilir ve daha fazla inceleme veya tedavi gerektirebilir.
ASC-H (Atipik Squamous Hücreler, Yanıklar Yüksek): Bu sonuç, hafiften orta dereceye kadar ciddi atipik hücrelerin varlığını gösterebilir ve daha fazla inceleme gerektirebilir.
AGUS (Atipik Glandüler Hücreler): AGUS sonucu, rahim ağzı veya endometrium gibi diğer organlardaki hücrelerde anormal değişiklikleri gösterebilir.
Kanser: Smear testi sonucunda kanser belirtileri görülebilir, ancak bu nadir bir durumdur.
Anormal smear test sonuçları, genellikle daha fazla inceleme veya takip testleri gerektirir. Bu ek testler arasında kolposkopi (rahim ağzı muayenesi), biyopsi (doku örneği alınması) ve HPV testi bulunabilir. Sonuçlarınızı anlamak ve en uygun tedavi planını belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmanız önemlidir.

